Macahel – Naçadirev Gölü

Macahel – Naçadirev Gölü

 

Karadeniz’in yaylaları, yemekleri, doğası bir kez yüreğe düştü mü, sizi artık hep çağırır. Ben de hiç nazlanmam, her sene yolumu o tarafa çeviririm. Yine bir Temmuz ayında, bu kez oğlumla, Macahel’deydik.  

 

Karçal dağlarının tüm heybetiyle çevrelediği altı köyün (Camili-Düzenli-Efeler-Kayalar-Maral-Uğur) bulunduğu bölge Macahel olarak anılır. Tamamen kendine özgü kültürü ve leziz yemekleriyle Macahel halkı Gürcü kökenlidir. Artvin ilinin Borçka ilçesine bağlı, Gürcistan sınırındaki bölgeye ulaşım, coğrafi koşullar ve yağmurlu sisli iklim nedeniyle oldukça meşakkatlidir. İyi ki de öyledir zira zengin bir bitki çeşitliliği ve tertemiz bir doğa karşılar burada sizi. Türkiye’nin ilk biyosfer rezervi olarak UNESCO tarafında tescillenen Macahel, saf Kafkas arılarına evsahipliği yapar. Kestane ve ıhlamur olmak üzere iki çeşit Macahel balı üretilir ve çok kıymetlidir. Macahel’in içinden gürül gürül akar iki dere, Efeler deresi ve Maral deresi. Maral şelalesinde buz gibi suda yüzülür; Lekoban, Gorgit ve Heba en bilinen yaylalarındandır.

 

Efeler köyünde sabahın ilk ışıklarında rengârenk çiçeklerin ve çeşit çeşit bitkinin ıtırlı rahiyasına eşlik eden arı ailesinin neşesi ve enerjisiyle güne başladım. Sıkı bir kahvaltının ardından çok zaman kaybetmeden yola düşüldü. O gün ki rota, Fındık yaylası ardından da 2750 metre rakımda bulunan ve fotografçılara görsel şölen sunan Naçadirev Gölü yürüyüşüydü. Temmuz ayıydı ve yerel rehberimiz gölün buz tutmuş olduğunu söylemişti. Hem ben hem de o tarihte 10 yaşında olan oğlum, bizim için ilk olacak bu tecrübe için gayet hazır ve de heyecanlıydık.

 

Pembe ve sarı çiçeklerle bezeli Fındık yaylasında kısa bir mola verildi, termostaki çaylar içildi ve yürüyüş başladı. Tırmanış zaman zaman çok dikti, patikalar ise karlı. Sadece tabiatın sesi, kokusu eşlik etti bize yol boyunca.  Bitki örtüsü değişti hatta buzlu zeminde yürümek zorlaştı biz yükseldikçe. Ve nihayet efsaneye göre kraliçe Tamara’nın yıkandığı Naçadirev gölü karlar buzlar arasında bizi bekliyordu. Karçal zirveleri sisli olurmuş genellikle. Ama biz o gün şanslıydık, parlak mavi bir gökyüzüyle selamladı bizi Naçadirev. Göl yüzeyinde hafif esintiye eşlik ederek dans ediyordu bembeyaz bulutlar. Yorulmuştum, matımı serdim ve uzanıp kapattım gözlerimi. Güneş tatlı tatlı ısıtıyordu. Az bir zaman geçmişti ki Gürcü kraliçesi güzeller güzeli Tamara’nın aksi belirdi gölde. Biraz yaklaştım daha net görebilmek umuduyla. Gözgöze geldik hatta. Birden sessizlik bozuldu.

“Anne, anneee uyudun mu? Ben göle girebilir miyim?”  

 

Düşpatikası Karadeniz turlarında, Macahel turlarında her sefer bambaşka deneyimler, güzellikler ve nice keyifli anılar biriktirebilirsiniz.

 

 Meltem Berk Ayaz

Macahel Yaylaları